Evet efendim. Test edildi. Onaylandı. Gitmek mı zor kalmak mı sorusunun cevabı bol bol kalan, birkaç kez gidebilen şahıs tarafından cevaplandı; kalmak çok zor canlarım!
Kaç kere kalan oldum, kaç kere gönderdim sayısını bilmiyorum. Her birinde acının yeni bir çeşidini keşfettim. İnsanın hayatındaki kişi, sevgili yahut eşi farketmez, sadece sevdiği rolünden çıkıp en iyi arkadaş rolünü de üstleniyorsa işte o zaman daha da zor oluyor o bekleyişler. Attığın hiçbir adımdan keyif almıyor, aldığın her nefesten rahatsız oluyorsun. Aile, arkadaş, çevrendeki herkes zulüm olmaya başlıyor. Tek o olsun istiyorsun yanında. O gelsin, onunla gül, ona sarıl istiyorsun. 'O' oluyor yaşanabilitesi olan tek hayat.
( Bir şekilde çekiyoruz ya bazı şeyleri hayatımıza, tam şu an fonda "Gitme sana muhtacım, gözümde nursun, başımda tacım, muhtacım..." başladı ki kendisi zamanında en çok ağlatan şarkılardandır. )
Sevdiğimle geride bıraktığımız sürede sayılıdır ki onu bırakıp gideyim. Gittiğim mesafeler onunkilerinin yanında devede kulak bile olmaz sanırım. Keza hepsi, iş için mecburi gidişlerdi. Şu an, ilk kez onu bırakmış kuzenlerimle tatile gidiyorum. Bu da kötüymüş be. Bu da zormuş. İlk kez bırakıp gidince, pek bi kötü oldum. Benim biricik sevdiceğim, beni her bırakıp gidişinde neler hissetmiş ancak şimdi anladım. Anladım ki gitmek de zormuş (Bu demek değil ki gitmek daha zor.) .
Aşkta zorluk şart. Zorluklar olmadan olamaz belki aşk. İşte sırf bu yüzden dört kolla yapışın sevdiğinize. Ne gidin, ne gitmesine izin verin.
Yürekten bağlı siyam ikizinizmişcesine...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder