5 Ocak 2012 Perşembe

Yılbaşı bitmese fena mı olurdu?

Ben mi abartıyorum yoksa gerçekten bu süslemeler çıldırmaya değer bilmiyorum. Emin olduğum bir şey var ki 1 karış boyundaki bir yılbaşı ağacı veya 3 tane yılbaşı süslemesiyle kendimden geçebildiğim.

Hakkını vermek lazım...
Değerini bilmek lazım...
Her yeri böyle özgürce süsleyebildiğimiz, ışıl ışıl lambaları hiç söndürmediğimiz kaç özel günümüz var ki?


Neyse ki Nişantaşı var. Neyse ki. En abartılısını, en şaşalısını birkaç yıl önce, böyle özel günlerin en çok hakkını veren şehirde, New York'ta görmüş olan ben şükrediyorum ki Nişantaşı var da nefsimiz köreliyor biraz.




Senede 1 kere yetmiyor bana. Senede birkaç kere çam ağaçlarımızı süslesek... Sokaklar, caddeler ışıl ışıl olsa... Fonda hep o sevimli yeni yıl şarkıları çalsa ve ben oradan oraya koşup poz versem...


Senede 1 kere yetmiyor işte bana.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder